Sabah gir, oyna, akşam çık: İran Dünya Kupası'na kısıtlamaların gölgesinde geldi
İran'ın oyuncuları ABD vizelerini açılış maçından on gün önce alabildi; federasyon başkanı dahil 15 kadar görevlinin vizesi reddedildi. Takım, kampını sınırın öte yakasında Tijuana'da kuracak.

İran'ın Dünya Kupası, Tijuana'da sabahın beşinde başladı. Al Jazeera'nın aktardığına göre kafile, üç hafta kamp yaptığı Türkiye'den gece uçuşuyla Pazar günü Meksika'ya indi; uçak yerel saatle beşi biraz geçe pisteydi. Ne hazırlanmış bir karşılama vardı ne de bir ev sahibi şehrin konuk takımı yavaş yavaş benimsemesi — alacakaranlıkta inen bir uçak ve bu Dünya Kupası'nın en ağır kısıtlamalar altındaki kampanyasına başlayan bir grup futbolcu, hepsi bu.
Hikâyeyi tek başına coğrafya bile anlatıyor. İran'ın kamp üssü başlangıçta Arizona'nın Tucson kentinde planlanmıştı; Goal ve ESPN'e göre üs, federasyonun talebi üzerine ve güvenlik kaygıları gerekçe gösterilerek sınırın karşısına, Tijuana'ya taşındı. Ortaya turnuvada eşi olmayan bir düzen çıktı: gruptaki her maçını ABD topraklarında oynayacak bir takım, bu maçların tamamına Meksika'dan hazırlanacak — rahatça kalamadığı ülkeye kuzeyden bakarak.
Vizeler hem geç hem eksik geldi. Al Jazeera ve ESPN'in aktardığına göre oyuncular ABD'ye giriş belgelerini ancak Cuma günü — 5 Haziran'da, açılış maçından on gün önce — alabildi. İki ülke arasında uçuşları, konaklamayı ve maç günü düzenini planlamaya çalışan bir federasyon için on gün dar bir pay; o Cuma'ya kadar bütün planlar ancak "belki" kipiyle yapılabiliyordu.
Üstelik onaylar oyuncu kadrosunda durdu. Al Jazeera'ya göre aralarında bizzat federasyon başkanı Mehdi Taj'ın da bulunduğu 15 kadar idari ve yönetim görevlisinin vize başvurusu tümden reddedildi. Kadro sınırı geçebiliyor; ama bir millî takımı Dünya Kupası'nda çevreleyen yapının önemli bir bölümü — işleri yöneten, organize eden, yolu düzleyen insanlar — geçemiyor.
İran'ın tepkisi sert oldu. Kafilenin kamp yaptığı ülkedeki temsilcilik olan İran'ın Ankara Büyükelçiliği, retleri "kasıtlı ve ayrımcı muamele" olarak nitelendirdi ve turnuvanın sahibi FIFA'dan hesap vermesini istedi. Federasyon ise daha da ileri giderek durumu "sporda siyasi müdahalenin en kötü biçimi" diye tanımladı.
Oyuncuların vizelerinin tam olarak neye izin verdiği bile tartışmalı — hem de İran'ın kendi yetkilileri arasında. Takım sözcüsü Amir Mahdi Alavi daha önce, kafilenin maç şehirlerine karşılaşmalardan bir-iki gün önce gelmesine imkân veren çok girişli vizelerden söz etmişti; turnuva futbolunun olağan ritmi de budur. İran'ın Meksika Büyükelçisi Abolfazl Pasandideh ise Al Jazeera'ya göre çok daha katı bir tablo çiziyor: koşullar, takımı ABD'deki maçları için "sabah girip aynı gün çıkmaya" zorluyor. Bu iki anlatım arasındaki fark, bir Dünya Kupası oynamakla ona gidip gelmek arasındaki farktır.
Washington'ın tavrı net. ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan bir yetkili, gerekli vizelerin verildiğini belirtti ve ABD'nin "İran takımının bu sistemi kötüye kullanarak sahte gerekçelerle ülkeye terörist sokmasına izin vermeyeceğini" söyledi. Al Jazeera ve Goal'ün aktardığına göre kaygılar, geniş kafiledeki bazı üyelerin Devrim Muhafızları'yla olası bağlantıları üzerinde yoğunlaşıyor. Mesaj açık: takım gelebilir, ama kafile şüphe altında seyahat ediyor.
Bütün bunların ortasında Amir Ghalenoei'nin hazırlaması gereken bir futbol takımı var. İran'ın teknik direktörü, Dünya Kupası kampanyasını hiçbir rakibinin düşünmek zorunda olmadığı bir rutinin etrafına kurmak zorunda: bir ülkede çalışıp başka bir ülkede oynamak; sınır kapısında başlayıp aynı gün dönüşle bitebilecek maç günleri. Toparlanma seansları, uyku, bir turnuva kadrosunun tutunduğu küçük ve değişmez ritimler — artık hepsinin futbola değil yolculuğa göre tasarlanması gerekiyor.
Hiç değilse fikstür belli. İran, G Grubu'na 15 Haziran'da Los Angeles'taki SoFi Stadyumu'nda Yeni Zelanda karşısında başlıyor; 21 Haziran'da aynı statta Belçika ile karşılaşıyor ve grubu 26 Haziran'da Seattle'da Mısır maçıyla kapatıyor. İki şehirde üç maç — ve her birine başka bir ülkedeki kamp üssünden gidilecek.
Bütün bunların altında bir yerde futbol turnuvası duruyor. İran'ın bu yazının sahada, SoFi Stadyumu'nda ve Seattle'da olanlarla mı, yoksa konsoloslukta olanlarla mı hatırlanacağı 15 ile 26 Haziran arasında belli olacak. Şimdiden belli olansa kampanyanın biçimi: şafak sökmeden inen bir takım, vizesi reddedilen bir federasyon başkanı ve her maçın öncesinde, başka hiçbir kadronun yapmak zorunda olmadığı bir sınır geçişi.
Diğer haberler
Mexico City nefesini tuttu: Azteca'daki açılış için okullar tatil, ofisler boş
Meksika, Perşembe günü Güney Afrika ile karşılaşırken Estadio Azteca üç Dünya Kupası açılış maçına sahne olan ilk stat olacak — başkent o gün adeta duracak.

Afrika'nın en iyi hakemi Dünya Kupası'nda yok: Miami'de ABD'ye alınmadı
2025'te Afrika'da yılın hakemi seçilen ve bir erkekler Dünya Kupası'nda görev alacak ilk Somalili olmaya hazırlanan Omar Abdulkadir Artan'a, turnuvaya günler kala ABD'ye giriş izni verilmedi.
Buz yakalıklar, ısı odaları ve 40 derece sorusu: Dünya Kupası aşırı sıcağa hazırlanıyor
Araştırmalar maçların dörtte birinden fazlasını riskli sıcaklık seviyesinde gösteriyor; FIFA her maçta soğuma molasını zorunlu kıldı. Oyuncu sendikalarına göre bu bile yeterli olmayabilir.